İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

hear fiilinin çekimi

  • Anlam duymak
  • Seviye A1
  • Kalıp düzensiz

Bu fiilin özellikleri

  • Birçok zamanda düzensiz — en güvenlisi bütün tabloyu öğrenmek. → Düzensiz fiiller
  • Ezberlenecek üç temel biçim: hear – heard – heard.
  • Kelime listesinden: hear duymaktır, listen bilerek dinlemek: I heard a noise, I listened to the radio.

Kalın ve altı çizili: ek. ◆ kurala uymayan bir biçimi gösterir.

Bildirme kipi

Past simpletamamlanmış geçmiş

Iheard
youheard
he/​she/​itheard
weheard
youheard
theyheard

Bu konuda daha fazlası: Simple Past (geçmiş zaman)

Present perfectPerfekt (bileşik geçmiş zaman)

Ihave heard
youhave heard
he/​she/​ithas heard
wehave heard
youhave heard
theyhave heard

Bu konuda daha fazlası: Present Perfect

Past perfectPlusquamperfekt (geçmişin geçmişi)

Ihad heard
youhad heard
he/​she/​ithad heard
wehad heard
youhad heard
theyhad heard

Bu konuda daha fazlası: Past Perfect (geçmiş zamanın hikâyesi)

Future (will)gelecek zaman

Iwill hear
youwill hear
he/​she/​itwill hear
wewill hear
youwill hear
theywill hear

Bu konuda daha fazlası: „will“ ile gelecek

Future perfectFutur II (gelecekte bitmiş olan)

Iwill have heard
youwill have heard
he/​she/​itwill have heard
wewill have heard
youwill have heard
theywill have heard

Koşul kipi

Conditional (would)koşul kipi

Iwould hear
youwould hear
he/​she/​itwould hear
wewould hear
youwould hear
theywould hear

Bu konuda daha fazlası: 2. tip koşul cümlesi

Conditional perfectgeçmiş koşul kipi

Iwould have heard
youwould have heard
he/​she/​itwould have heard
wewould have heard
youwould have heard
theywould have heard

Sürerlik biçimleri

Present progressiveşimdiki zaman, sürerlik

Iam hearing
youare hearing
he/​she/​itis hearing
weare hearing
youare hearing
theyare hearing

Bu konuda daha fazlası: Present Progressive (şimdiki zaman)

Present perfect progressivebitmişlik ve sürerlik, şimdi

Ihave been hearing
youhave been hearing
he/​she/​ithas been hearing
wehave been hearing
youhave been hearing
theyhave been hearing

Bu konuda daha fazlası: Present Perfect Progressive

Past perfect progressivebitmişlik ve sürerlik, geçmiş

Ihad been hearing
youhad been hearing
he/​she/​ithad been hearing
wehad been hearing
youhad been hearing
theyhad been hearing

Future progressivegelecek zaman, sürerlik

Iwill be hearing
youwill be hearing
he/​she/​itwill be hearing
wewill be hearing
youwill be hearing
theywill be hearing

Emir kipi

Imperativeemir kipi, olumlu

youhear
welet's hear

Bu konuda daha fazlası: Emir kipi

Çekimsiz biçimler

Infinitive and participlesmastar, ulaç, ortaç

infinitivehear
to-infinitiveto hear
-ing formhearing
past participleheard

Bu konuda daha fazlası: Düzensiz fiiller · -ing alan fiiller

Dersten örnek cümleler

Her cümle bu dersin kelime listelerinden ya da dilbilgisi konularından geliyor. Fiil biçimi vurgulanmış; altındaki satır hangi zaman ve hangi kişi olduğunu söylüyor.

  • I could not hear you.Seni duyamadım.

    hear — Present simple · I; Present simple · you

  • They heard it on the radio.Bunu radyoda duydular.

    heard — Past simple · I; Past simple · you

  • Did you hear anything?Bir şey duydun mu?

    hear — Present simple · I; Present simple · you

  • We will hear from them soon.Yakında onlardan haber alırız.

    hear — Present simple · I; Present simple · you

  • I heard a strange sound at night.Gece tuhaf bir ses duydum.

    heard — Past simple · I; Past simple · you

  • We were delighted to hear the news.Haberi duyunca çok sevindik.

    hear — Present simple · I; Present simple · you

Daha fazla örnek cümle

  • Did you hear that noise?O sesi duydun mu?

  • I've heard a lot about you.Hakkında çok şey duydum.

  • We could hear the children playing outside.Dışarıda oynayan çocukların sesini duyabiliyorduk.

  • Have you heard from Elif lately?Son zamanlarda Elif'ten haber aldın mı?

Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar

  • Yanlış Have you heard this new restaurant?

    Doğru Have you heard of this new restaurant?

    „Bu yeni restoranı duydun mu?“daki belirtme eki nesneyi fiile doğrudan bağlar. İngilizcede hear doğrudan nesneyle bir sesi duymaktır; bir şeyin varlığından haberdar olmak hear of ya da hear about ile söylenir.

Sık kullanılan kalıplar

  • hear from someone — birinden haber almak
  • hear about something — bir şeyin haberini almak
  • hear a noise — bir ses duymak

Karıştırılan fiiller

  • listen Kulağına kendiliğinden geleni duymak hear, bilerek dinlemek listen to.
  • understand Söyleneni duymak hear, anlamını kavramak understand.

Kısa alıştırma

5 boşluk: önce yukarıdaki örnek cümlelerden, sonra tablodan. Her cevap tekrarlarına sayılır.

Devam et

Aynı kalıptaki fiiller

İlgili dilbilgisi konuları

Biçimler dilin kurallarından hesaplanıyor — iki kez, birbirinden bağımsız iki yolla — ve bu dersteki elle yazılmış her biçimle karşılaştırılıyor. Örnek cümleler dersin kendi cümleleri.