Present simpleşimdiki zaman
| Ispan> | hear |
|---|---|
| youspan> | hear |
| he/she/itspan> | hears |
| wespan> | hear |
| youspan> | hear |
| theyspan> | hear |
Bu konuda daha fazlası: Simple Present (geniş zaman)
Kalın ve altı çizili: ek. ◆ kurala uymayan bir biçimi gösterir.
| Ispan> | hear |
|---|---|
| youspan> | hear |
| he/she/itspan> | hears |
| wespan> | hear |
| youspan> | hear |
| theyspan> | hear |
Bu konuda daha fazlası: Simple Present (geniş zaman)
| Ispan> | heard |
|---|---|
| youspan> | heard |
| he/she/itspan> | heard |
| wespan> | heard |
| youspan> | heard |
| theyspan> | heard |
Bu konuda daha fazlası: Simple Past (geçmiş zaman)
| Ispan> | have heard |
|---|---|
| youspan> | have heard |
| he/she/itspan> | has heard |
| wespan> | have heard |
| youspan> | have heard |
| theyspan> | have heard |
Bu konuda daha fazlası: Present Perfect
| Ispan> | had heard |
|---|---|
| youspan> | had heard |
| he/she/itspan> | had heard |
| wespan> | had heard |
| youspan> | had heard |
| theyspan> | had heard |
Bu konuda daha fazlası: Past Perfect (geçmiş zamanın hikâyesi)
| Ispan> | will hear |
|---|---|
| youspan> | will hear |
| he/she/itspan> | will hear |
| wespan> | will hear |
| youspan> | will hear |
| theyspan> | will hear |
Bu konuda daha fazlası: „will“ ile gelecek
| Ispan> | will have heard |
|---|---|
| youspan> | will have heard |
| he/she/itspan> | will have heard |
| wespan> | will have heard |
| youspan> | will have heard |
| theyspan> | will have heard |
| Ispan> | would hear |
|---|---|
| youspan> | would hear |
| he/she/itspan> | would hear |
| wespan> | would hear |
| youspan> | would hear |
| theyspan> | would hear |
Bu konuda daha fazlası: 2. tip koşul cümlesi
| Ispan> | would have heard |
|---|---|
| youspan> | would have heard |
| he/she/itspan> | would have heard |
| wespan> | would have heard |
| youspan> | would have heard |
| theyspan> | would have heard |
| Ispan> | am hearing |
|---|---|
| youspan> | are hearing |
| he/she/itspan> | is hearing |
| wespan> | are hearing |
| youspan> | are hearing |
| theyspan> | are hearing |
Bu konuda daha fazlası: Present Progressive (şimdiki zaman)
| Ispan> | was hearing |
|---|---|
| youspan> | were hearing |
| he/she/itspan> | was hearing |
| wespan> | were hearing |
| youspan> | were hearing |
| theyspan> | were hearing |
Bu konuda daha fazlası: Past Progressive (şimdiki zamanın hikâyesi)
| Ispan> | have been hearing |
|---|---|
| youspan> | have been hearing |
| he/she/itspan> | has been hearing |
| wespan> | have been hearing |
| youspan> | have been hearing |
| theyspan> | have been hearing |
Bu konuda daha fazlası: Present Perfect Progressive
| Ispan> | had been hearing |
|---|---|
| youspan> | had been hearing |
| he/she/itspan> | had been hearing |
| wespan> | had been hearing |
| youspan> | had been hearing |
| theyspan> | had been hearing |
| Ispan> | will be hearing |
|---|---|
| youspan> | will be hearing |
| he/she/itspan> | will be hearing |
| wespan> | will be hearing |
| youspan> | will be hearing |
| theyspan> | will be hearing |
| youspan> | hear |
|---|---|
| wespan> | let's hear |
Bu konuda daha fazlası: Emir kipi
| infinitive | hear |
|---|---|
| to-infinitive | to hear |
| -ing form | hearing |
| past participle | heard |
Bu konuda daha fazlası: Düzensiz fiiller · -ing alan fiiller
Her cümle bu dersin kelime listelerinden ya da dilbilgisi konularından geliyor. Fiil biçimi vurgulanmış; altındaki satır hangi zaman ve hangi kişi olduğunu söylüyor.
I could not hear you.Seni duyamadım.
hear — Present simple · I; Present simple · you
They heard it on the radio.Bunu radyoda duydular.
heard — Past simple · I; Past simple · you
Did you hear anything?Bir şey duydun mu?
hear — Present simple · I; Present simple · you
We will hear from them soon.Yakında onlardan haber alırız.
hear — Present simple · I; Present simple · you
I heard a strange sound at night.Gece tuhaf bir ses duydum.
heard — Past simple · I; Past simple · you
We were delighted to hear the news.Haberi duyunca çok sevindik.
hear — Present simple · I; Present simple · you
Did you hear that noise?O sesi duydun mu?
I've heard a lot about you.Hakkında çok şey duydum.
We could hear the children playing outside.Dışarıda oynayan çocukların sesini duyabiliyorduk.
Have you heard from Elif lately?Son zamanlarda Elif'ten haber aldın mı?
Yanlış Have you heard this new restaurant?
Doğru Have you heard of this new restaurant?
„Bu yeni restoranı duydun mu?“daki belirtme eki nesneyi fiile doğrudan bağlar. İngilizcede hear doğrudan nesneyle bir sesi duymaktır; bir şeyin varlığından haberdar olmak hear of ya da hear about ile söylenir.
5 boşluk: önce yukarıdaki örnek cümlelerden, sonra tablodan. Her cevap tekrarlarına sayılır.
Biçimler dilin kurallarından hesaplanıyor — iki kez, birbirinden bağımsız iki yolla — ve bu dersteki elle yazılmış her biçimle karşılaştırılıyor. Örnek cümleler dersin kendi cümleleri.