İçeriğe geç
EveryLingua Tüm dillerSözlük
TR

grow fiilinin çekimi

  • Anlam büyümek; yetiştirmek
  • Seviye A2
  • Kalıp düzensiz · çekimi şuna benzer: know

Bu fiilin özellikleri

Kalın ve altı çizili: ek. ◆ kurala uymayan bir biçimi gösterir.

Bildirme kipi

Past simpletamamlanmış geçmiş

Igrew
yougrew
he/​she/​itgrew
wegrew
yougrew
theygrew

Bu konuda daha fazlası: Simple Past (geçmiş zaman)

Present perfectPerfekt (bileşik geçmiş zaman)

Ihave grown
youhave grown
he/​she/​ithas grown
wehave grown
youhave grown
theyhave grown

Bu konuda daha fazlası: Present Perfect

Past perfectPlusquamperfekt (geçmişin geçmişi)

Ihad grown
youhad grown
he/​she/​ithad grown
wehad grown
youhad grown
theyhad grown

Bu konuda daha fazlası: Past Perfect (geçmiş zamanın hikâyesi)

Future (will)gelecek zaman

Iwill grow
youwill grow
he/​she/​itwill grow
wewill grow
youwill grow
theywill grow

Bu konuda daha fazlası: „will“ ile gelecek

Future perfectFutur II (gelecekte bitmiş olan)

Iwill have grown
youwill have grown
he/​she/​itwill have grown
wewill have grown
youwill have grown
theywill have grown

Koşul kipi

Conditional (would)koşul kipi

Iwould grow
youwould grow
he/​she/​itwould grow
wewould grow
youwould grow
theywould grow

Bu konuda daha fazlası: 2. tip koşul cümlesi

Conditional perfectgeçmiş koşul kipi

Iwould have grown
youwould have grown
he/​she/​itwould have grown
wewould have grown
youwould have grown
theywould have grown

Sürerlik biçimleri

Present progressiveşimdiki zaman, sürerlik

Iam growing
youare growing
he/​she/​itis growing
weare growing
youare growing
theyare growing

Bu konuda daha fazlası: Present Progressive (şimdiki zaman)

Present perfect progressivebitmişlik ve sürerlik, şimdi

Ihave been growing
youhave been growing
he/​she/​ithas been growing
wehave been growing
youhave been growing
theyhave been growing

Bu konuda daha fazlası: Present Perfect Progressive

Past perfect progressivebitmişlik ve sürerlik, geçmiş

Ihad been growing
youhad been growing
he/​she/​ithad been growing
wehad been growing
youhad been growing
theyhad been growing

Future progressivegelecek zaman, sürerlik

Iwill be growing
youwill be growing
he/​she/​itwill be growing
wewill be growing
youwill be growing
theywill be growing

Emir kipi

Imperativeemir kipi, olumlu

yougrow
welet's grow

Bu konuda daha fazlası: Emir kipi

Çekimsiz biçimler

Infinitive and participlesmastar, ulaç, ortaç

infinitivegrow
to-infinitiveto grow
-ing formgrowing
past participlegrown

Bu konuda daha fazlası: Düzensiz fiiller · -ing alan fiiller

Dersten örnek cümleler

Her cümle bu dersin kelime listelerinden ya da dilbilgisi konularından geliyor. Fiil biçimi vurgulanmış; altındaki satır hangi zaman ve hangi kişi olduğunu söylüyor.

  • He has grown a beard.Sakal bıraktı.

    grown — past participle

  • She grew up on a farm.Bir çiftlikte büyüdü.

    grew — Past simple · I; Past simple · you

  • They grow vegetables in the garden.Bahçede sebze yetiştiriyorlar.

    grow — Present simple · I; Present simple · you

  • He grew up as an only child.Tek çocuk olarak büyüdü.

    grew — Past simple · I; Past simple · you

  • I grew up in a small village.Küçük bir köyde büyüdüm.

    grew — Past simple · I; Past simple · you

  • She has grown out of the cot.Karyolaya artık sığmıyor.

    grown — past participle

Daha fazla örnek cümle

  • Tomatoes grow well in sunny places.Domates güneşli yerlerde iyi yetişir.

  • My grandmother grows her own vegetables.Babaannem kendi sebzelerini yetiştiriyor.

  • You've grown so much since last summer!Geçen yazdan beri ne kadar da büyümüşsün!

  • The city grew quickly after the new port opened.Yeni liman açıldıktan sonra şehir hızla büyüdü.

Türkçe konuşanların sık yaptığı hatalar

  • Yanlış My father grew in a small village.

    Doğru My father grew up in a small village.

    „Babam küçük bir köyde büyüdü“ çocukluğu anlatır; İngilizcede bu anlam grow up ister. grow tek başına boy atmak ya da artmak demektir.

  • Yanlış My parents grew me in Ankara.

    Doğru My parents raised me in Ankara.

    Türkçede „beni büyüttüler“ ettirgendir. İngilizcede birini yetiştirmek raise ya da bring up; grow insanı nesne almaz.

Sık kullanılan kalıplar

  • grow up — büyümek (çocukluk)
  • grow vegetables — sebze yetiştirmek
  • grow old — yaşlanmak
  • grow a beard — sakal bırakmak

Karıştırılan fiiller

  • become Yavaş bir değişim için grow (grow tired); her türlü değişim için become.

Kısa alıştırma

5 boşluk: önce yukarıdaki örnek cümlelerden, sonra tablodan. Her cevap tekrarlarına sayılır.

Devam et

Aynı kalıptaki fiiller

İlgili dilbilgisi konuları

Biçimler dilin kurallarından hesaplanıyor — iki kez, birbirinden bağımsız iki yolla — ve bu dersteki elle yazılmış her biçimle karşılaştırılıyor. Örnek cümleler dersin kendi cümleleri.